| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

UNDERWORLD

AGONİ

"Agoni" can çekisme demektir. Nükleer patlama benzeri olaylarda ölen kisiler disinda her ölümde uzun ya da kisa süren bir Agoni dönemi mevcuttur. Agoni süresi birden ölümlerde çok kisadir(beyin kanamasi,inhibisyon; kronik hastaliklardan ölenlerde.ise saatlerce ve hatta günlerce uzayabilir. Agoni hali bir süre sonra ölümün ortaya çikacagini belirtmesi bakimindan oldugu gibi uzun süren Agoni devrelerinde kisilerin yaptigi yasal islemlerin geçerli olup olmamasinin doguracagi tartisma açisindan da hukuki bir önem tasir. Agoni döneminde bilinçte ve iradi hareketlerde bozulma meydana geldiginden kisinin yaptigi mal satma, vasiyetname düzenleme, miras birakma, evlat edinme, evlenme, vs., gibi hukuki islemler hukuk bakimindan geçersiz sayilmaktadir. Bu nedenle bu islemlerin geçerli olup olmadigina sonradan karar verecek hekimin bu akitlerin Agoni döneminde yapilip yapilmadigini ayirt etmesi lazimdir. Bu ayirimi yapabilmek ve muayene sirasinda yaklasmakta olan ölümü belirleyebilmek için Agoni belirtilerini bilmek gerekmektedir. Bazi kisilerde çok nadiren bilinç sona kadar belli ölçüde açik kalabilir. Agoni döneminde olan bir kisi bazen bir sir ya da bir olay hakkinda gizledigi bilgiyi açiklar. Böyle bir ifade, diger kanitlar ile uygunlugu bulunursa hukuki açidan önem kazanabilir.

Agoni Belirtileri
Agoni döneminde kisiye canlilik niteliklerini kazandiran 3 büyük sistem olan merkezi sinir sistemi, dolasim ve solunum sisteminde agir fonksiyon bozukluklari gelisir. Kisinin bir süre sonra ölecegini gösterir. Bu nedenle kisinin aktivitesinde büyük bir azalma olur, hareketsiz ve sakin görünür. Dolasim sistemindeki fonksiyon bozuklugu nedeni ile soktaki görünüm gibi yüz solar, el ve ayakta soguma baslar; önce ayaklar sogur, uzun süren agonilerde vücutta staza bagli olarak mor lekeler gelisir; bradikardi ya da tasikardi gelisir. Yüzde soguk terlemeler olur, dudaklar morarir, alt çene düser ve agiz açilir. Halk arasinda bu durum "çene alma" adini alir ve ölümün yaklasmakta oldugunun bir isareti olarak kabul edilir.
Yutma, agiz ve diger reflekslerdeki azalma nedeni ile bogazda koyu tükürük birikir, düzeni bozulmus olan solunum sirasinda hiriltilar çikar(cheyne stokes), üst göz kapaklari düser, göz aralik kalir, midriazis, korneada bulaniklik olur, isik refleksi kaybolur. Vücutta irade disi hareketler olusur. Kisi bilinçsiz olarak kolunu, bacagini oynatir. Irade disi hareketler içinde en karakteristik olani elde para sayar gibi hareketin görülmesidir. Bu harekete "karfoloji" denir.
Bes duyuda da bozukluklar olur. Önce görme, sonra isitme ve hissetme duyulari bozulur. Kisi konusamaz, sorulan sorulara miriltilarla cevap verir, ancak bunlar bilinçli cevaplar degildir.
Son dönemde sayilan bütün bu belirtiler kaybolur, kisinin iyileserek hayata döndügü zannedilir, bu ilginç durum bitmekte olan canliligin son reaksiyonudur ve yine çok ilginçtir ki bitmekte olan bir mumun son iri pariltisina benzemektedir. Aslinda bu, düsünülenin tam tersi bir olaydir ve kisi kisa bir süre sonra ölür.

Cinsel sapkınlıkların terimal isimleri...

Abasiophilia: Cinsel ilginin topallara, kötürümlere yönelmesi.
Acousticophilia: Cinsel heyecanın seslerden kaynaklanması.
Acrophilia: Yükseklikten ya da yüksek yerlerden cinsel haz alma.
Acrotomophila (ya da Acrotometophilia): Bacağı ya da kolu kesik kişiye yönelen cinsel istek.
Actirasty: Güneşin doğmasına, güneş ışınlarına yönelen cinsel istek.
Acucullophilia: Sünnetli erkeklere duyulan cinsel arzu.
Adolescentilism: Yetişkin taklidi yapmaktan ya da kendisine yetişkin gibi davranılmasından cinsel tat almak.
Aelurophilia: Kedilerle mutlu olmak.
Agalmatophilia: Nü heykelden veya vitrin mankenlerinden kaynaklanabilen cinsel uyarım.
Agonophilia: Savaşırmış gibi yapan partnerden cinsel haz alma.
Agoraphilia: Açık alanlardan ya da açık alanda seks yapmaktan cinsel haz alma.
Agrexophilia: Başkalarının kendisinin seks yaptığını bilmesinden alınan cinsel haz.
Aichmophilia: Sivri ve iğneli nesnelere duyulan ilgi.
Albutophilia: Sudan cinsel haz alma.
Algolagnia: Açı çekmekten ya da acı vermekten kaynaklanan cinsel tatmin.
Altocalciphilia: Yüksek topuk fetişi.
Amaurophilia: Kör ya da gözleri bağlanmış partnerle seksten haz alma.
Amokoscisia: Kadınları yaralamaktan, kesmekten alınan cinsel haz ve tatmin.
Amychophilia: Tırmalanmaktan, kaşınmaktan alınan cinsel haz.
Anasteemaphilia: İnsanın, kendisiyle boy farkı olan insana cinsel ilgi duyması.
Androidsm: İnsan benzeri robotlara duyulan cinsel heyacan.
Androimimetophilia: Giyim, davranış ve vücut görünümü açısından erkek özelliklerine sahip olan kadınlara duyulan cinsle heyecan. Erkeklerde görülen tersi ise, Gynemimetophilia.
Anophelorastia: Partneri kirletmekten alınan cinsel haz.
Antholagnia: Çiçekleri koklamaktan cinsel haz alma.
Anthropophagy: İnsan eti yutmaktan cinsel haz alma.
Apotemnophilia: Kendi kol ya da bacağını kesilmesinden cinsel haz alma. Bir apotemnophilie, bunu kendi başına da yapabileceği gibi, tıbbi bir olaydan da haz alabilir. Genelde apotemnophilia'ya, bir ya da birçok üyesinin (üye:kol ve bacaklar) kesilmesi için entrikalar çevirme, hileler yapma saplantısı da eşlik eder.
Arachnephilia: Örümceklere cinsel ilgi duyma.
Autogonistophilia: İzlenerek ya da kameraya alınarak ya da sahnade seks yapmaktan cinsel haz alma.
Autassassinophilia: Kendisinin mazoşist bir cinayetle öldürülebilme olasılığından alınan cinsel haz.
Autonepiophilia: Altı bağlı bebeklerden ya da kendisine bu şekilde davranılmasından cinsel haz alma. Cinsel/erotik partner olarak bebeğin ya da küçük çocuğun görülmesi ise nepiophilia.
Autophilia: Sevgi ve cinsel ilginin bir partnere değil de kendisine bağlanması.
Avisodomy: Kuşla seks yaparken, onun boynunu kırma.
Axilism: Seks sırasında koltukaltının kullanılması.
Batrachophilia: Kurbağalara duyulan cinsel ilgi.
Belonephilia: İğne ve raptiyelerden cinsel heyacan duyma.
Biastophilia: Cinsel etkilenimin ve orgazmın, korkutucu ve beklenmedik bir yabancının ani ve şiddetli saldırısı (örn.tecavüz.-can) yoluyla sağlanması.
Bondage&Discipline (B&D): (kölelik ve itaat) : İp, zincir ve diğer ekipmanları kullanarak ceza ve işkenceyle, itaat, kölelik ve hizmete zorlamayı içeren bir tür sadomazoşizm.
Brachioproctic ya da brachiovaginal erotizm: Yavaş bir süreçte, el, yumruk, kol ve hata ayak gibi çok büyük nesneleri, vajina ya da anüse sokma çalışması, ya da ikisine birden aynı anda sokmaya çalışma.
Bromidrophilia:Vücut kokularına duyulan cinsel ilgi.
Brontophilia: Fırtına sevgisi.
Canophilia: Köpeklere ilgi duymak.
Catheterophilia: İdrar kesesine yerleştirilen hortumdan cinsle haz alma ve bunun sayesinde orgazma ulaşma.
Chasmophilia: Kuytu yerler, yamaçlar, yar ve uçurumların cinsel çekim yaratması.
Cheimaphilia: Soğuktan ya da kış mevsiminde cinsel haz alma.
Chinophilia: Kar sevgisi.
Choreophilia: Dans etmekten cinsel heyacan duyma.
Chrematistophilia: Partneri zorla para ödemeye zorlamaktan ya da soyulmaktan (hırsızlık anlamında) cinsel haz alma ve bu yolla tatmine ulaşma.
Chrysophilia: Altından ve altından yapılmış nesnelerden uyarılma.
Claustrophilia: Küçük bölme ve odacıklarda tutulmaktan cinsel haz alma.
Climacophilia: Düşmekten cinsel haz alma.
Coprophagy: Cinsel heyacan için dışkı yeme.
Coprophilia: Dışkılamayı izlemekten, dışkı yemekten vb. cinsel haz alma ve bu yolla doyuma ulaşma. Ayrıca dışkılayan insanın görünümünden ve sesinden uyarılmak da coprophila'dır.
Cratolagnia: Güç, kuvvetten cinsel haz alma.
Dacryphilia: Partnerin gözlerinde yaş görmekten cinsel haz alma.
Dendrophilia: Ağaç sevgisi.
Dippoldism: Çocukları dövmekten, kırbaçlamaktan cinsel haz alma.
Dystychiphilia: Kazalardan cinsel haz alma.
Emetophilia: Kusma ve kusmuktan cinsel haz alma.
Endytophilia: Çıplak değil de elbiseli (giyinik) seks partneri seçme.
Eproctophilia: Gaz çıkarılmasından cinsel haz alma.
Erotophonophilia: Partnerinin, tahmin edilemeden cinayetle öldürülmesiyle orgazma ulaşma hali. Orgazm partnerin ölmesiyle sağlanır.
Erythrophilia: Utançtan kızarılmasıyla uyarılma.
Exhibitionism: (teşhircilik) Yasadışı olarak zorla vücudunu, genital organlar dahil, göstermekten ve aldığı panik tepkiden cinsel haz alma ve bu yolla orgazma ulaşma.
Fetişizm: Bir uğur nesnesi, fetiş cisim, madde ya da partnerinin vücudunun bir bölgesiyle cinsel tatmine ulaşma.
Fisting: El (biri ya da ikisi) ve/veya dirseği vajina ya da anüse sokma deneyimi.
Formicophilia: Cinsel tatmin ve hazzın; genital bölgeler ve meme uçlarında dolaşan, sürünen (bir ya da bir çok) küçük hayvan ya da böceklerin yarattığı hassasiyet ile sağlanması anlamında bir zoophilia alt türü.
Frotteurism: Kalabalıkta özellikle genital bölgeyi yabancı birine sürterek cinsel haz alınması ve bu yolla doyuma ulaşılması.
Genuphallation: Penisini, partnerin dizleri arasına sürtme.
Gerantophilia: Partnerinin ebeveynlerinin ya da ebeveynlerinin anababası yaşında olmasını isteme.
Gynotikolobomassophilia: Kadının kulak memesini ısırmaktan haz alma.
Harmatophilia: Yapılan yanlışlardan ya da çiğnenen kurallardan cinsel haz alma.
Harpaxophilia: Hırsızlık veya soygundan cinsel haz alma.
Hebephilia: Ergenlere duyulan cinsel ilgi.
Hematolagnia: Kanın cinsel uyarıma yol açması.
Hierophilia: Kutsal nesnelerden cinsel uyarım.
Hodophilia: Yeni ya da garip yerlere seyahet ederken duyulan cinsel haz.
Homilophilia: Vaaz ya da nutuk verirken ya da dinlerken cinsel haz alma.
Hybristophilia: Nefret edilen ve/veya silahlı soygun, tecavüz, cinayet gibi suçları işlediği bilinen bir partnerle beraber olmaktan cinsel haz alma ve bu şekilde doyuma ulaşma.
Hygrophilia: Herhangi bir vücut salgısına temas ederek cinsel haz alma.
Hyphephilia: Deri, ten, saç, kıl, kürk, kumaşa dokunarak, onları okşayarak özellikle giysi olarak erojen bölgelere giyilmişse) cinsel doyuma ulaşma.
Hypnophilia: Uyku düşüncesiyle uyarılma.
Iatronudia: Bir rahatsızlığı olduğunu iddia ederek doktor karşısında soyunma ve bundan cinsel haz alma.
Infantilism: Çocuk gibi davranmaktan ya da kendisine çocuk gibi davranılmasından cinsel haz alma.
Keraunophilia: Şimşek ya da yıldırımdan uyarılma.
Kleptophilia: Bir yabancının ya da potansiyel partnerin evini soymaktan cinsel haz alma ve bu yolla doyuma ulaşma.
Klismaphilia: Kendisine, partneri tarafından lavman yapılmasından cinsel haz alma ve bu yolla orgazma ulaşma. Fetişist ya da B&D amaçlı olabilir.
Knissophilia: Cinsel uyarımın yanan bir tütsü tarafından sağlanması.
Kopophilia: Bedensel ya da beyinsel yorgunluktan cinsel tat alma.
Lactophilia: Emziren göğüslerden cinsel haz alma.
Lilapsophilia: Kasırgalardan cinsel haz almak.
Lithophilia: Taş veya çamura yönelmiş cinsel ilgi.
Lyssophilia: Sinirli veya üzgün olmayla cinsel heyecan duyma.
Maieusiophilia: Doğum yapmış yada hamile kadınlara duyulan cinsel ilgi.
Maniaphilia: Delilere duyulan cinsel ilgi.
Masochism: Aşağılanmaya, işkenceye, cezaya maruz kalmaktan; köleliğe, itaate, hizmete zorlanmaktan cinsle haz alma ve bu yolla orgazma ulaşma.
Mechanophilia: Makineler tarafından uyarılma.
Melissophilia: Arılara cinsel ilgi duymak.
Mixoscopia: Seks yapanları izlemekten cinsel haz alma ve bu yolla doyuma ulaşma.
Morphophilia: İyi, güzel ya da kendi vücudundan farklı vücutlara duyulan cinsel arzu.
Musophilia: Farelere duyulan cinsel ilgi.
Mysophilia: Regl akıntısının kirlettiği giysileri ve eşyaları koklayarak, çiğneyerek vb. cinsel doyuma ulaşma.
Narratophilia: Partnerinin önünde açık seçik, pornografik sözcükler kullanarak, bu tür öyküler anlatarak, cinsel doyuma ulaşma.
Nasophilia: Partnerin burnunu görerek, ona dokunarak ya da onu emerek, yalayarak cinsel doyuma ulaşma.
Nebulaphilia: Sisten alınan cinsel haz.
Necrophilia: Ölüden ya da cesetten alınan cinsel haz ve bu yolla cinsel tatmine ulaşma. Necrophili'lerde cinayetten ziyade ölü takıntısı vardır.
Ocholophilia: Kalabalığı cinsel yönden çekici bulma.
Oculolinctus: Partnerin kulak memesini yalayarak cinsel haz ve doyum elde etme.
Oculophilia: Partnerin gözlerinden cinsel haz alma.
Odontophilia: Dişten kaynaklanan cinsel heyecan.
Olfactophilia: Özellikle cinsel bölgeler kaynaklı kokular yoluyla cinsel uyarım.
Ombrophilia: Yağmurdan veya yağmur yağmasından uyarılma.
Parthenophilia: Sadece bakirelere cinsel ilgi duyma.
Pecattiphilia: Günah işlemekten cinsel haz alma.
Pediophilia: Oyuncak bebeklere cinsel ilgi duymak.
Pedophilia: Kişinin kendisinden küçük partnere cinsel ilgi duyması.
Peodeiktophilia: Zorla penisini gösterdiği insanların panik tepkisinde cinsel haz alma ve bu yolla cinsel tatmine erme.
Phallophilia: Olağanüstü büyüklükte ya da erekte olmuş penise duyulan cinsel ilgi.
Phobophilia: Tahrik edici türdeki korkularla cinsel tatmine ulaşma.
Phronemophilia: Düşünme eylemini tahrik edici bulmak.
Phthiriophilia: Bitlere duyulan cinsel çekim.
Phygephilia: Uçuş hissinden cinsel haz duyma.
Pictophilia: Tek başına ya da partneriyle açık seçik ya da pornografik denebilecek resim, film izleyerek cinsel doyuma ulaşma.
Placophila:Mezar taşlarından cinsel haz alma.
Pnigophilia: Çiğneyen insanlara cinsel ilgi duymak.
Podophilia: Ayağa duyulan cinsel ilgi.
Polyiterophilia: Peşi sıra birçok kişiyle seks yaparak orgazm olma.
Potamophilia: Dere ve nehirlere duyulan cinsel arzu.
Psellismophilia: Kekemeliğe cinsel ilgi duymak.
Psychorocism: Üşümekten ya da üşüyen birini izlemekten cinsel haz alma.
Pteronophilia: Tüylerle gıdıklanmaktan, huylanmaktan cinsel haz alma.
Pyrolagnia: Ateş ya da yangını izlemekle alınan cinsel haz.
Rhabdophilia: Kırbaç kullanarak partneri uyarmaktan ve kırbaçlamaktan alınan cinsel haz.
Sadism: Otorite ve iktidar olarak; aşağılama, işkence yapma, ceza verme, itaat ettirme vb. kullanarak cinsel doyuma ulaşma.
Salirophilia: Ter gibi tuzlu vücut sıvılarını tadarak cinsel doyuma ulaşma.
Scopophilia: Olaylara ve insanlara bakarak cinsel haz alma.
Scotophilia: Karanlığı tahrik edici bulma.
Septophilia: Çürümüş maddeye cinsel ilgi duyma.
Siderodromophilia: Trene binmekten cinsel haz alma.
Sitophilia: Cinsel tatmin/arzular için yiyecekleri kullanma.
Somnophilia: Şiddet ya da zorlama olmaksızın uyuyan bir yabancıyı erotik yollarla, oral seks gibi, uyandırma.
Spectrophilia: Tanrılarla, ruhlarla, cinlerle, meleklerle vb. birleşmeyle cinsel tatmin elde etme.
Staurophilia: Haçtan cinsel haz alma.
Stigmatophilia: Dövme, yara izi ya da hızması olan partnerden alınan cinsel haz ve doyum.
Symphorophilia: Trafik kazası gibi bir felaket düşüncesiyle ya da bunu izleyerek cinsel tatmine ulaşmak.
Taphephilia: Canlı yanmaktan alınan cinsel haz.
Telephonicophilia: Telefonla işletilmekten ve işleten kişiyle cinsel konuşmalar yapmaktan alınan cinsel haz ve bu yolla doyuma ulaşma.
Teratophilia: Çirkin ya da deforme olmuş insanlara duyulan cinsel arzu.
Timophilia: Zengin ve itibar sahibi insanlardan kaynaklanan cinsel heyecan.
Toucheurism: Bir yabancının vücuduna, özellikle kalça, göğüs ve genital bölgelere, dokunarak cinsel tatmin elde etme.
Transvestophilia: Karşı cinse ait giysiler, özellikle iç çamaşır, giyerek cinsel doyuma ulaşma.
Trichopathophilia: Saça duyulan cinsel çekim.
Urophilia: İşemeye ve idrarı içmeye/yutmaya cinsel ilgi duyma ve bu şekilde doyuma ulaşma.
Vaccinophilia: Aşılanmaktan cinsel haz almak.
Voyeurism: Seks sırasında izlenme ve rahatsız edilme riskinden alınan cinsel haz ve bu şeklide orgazma ulaşma.
Xylophilia: Ahşap nesnelere cinsel ilgi duymak.
Zelophilia: Kıskançlıktan kaynaklanan cinsel arzu.
Zoophilia: Hayvanlarla seksten cinsel haz alma ve bu yolla orgazma ulaşma.

Karındeşen Jack (Jack The Ripper) Cinayetlerinin İç yüzü

Masonların siyasi faaliyetlerini ve özellikle de illegal yönlerini araştırırken karşımıza çıkan önemli bir konu da, ünlü "Karındeşen Jack" cinayetleridir.

Karındeşen Jack cinayetlerinin gerçekleştiği Kraliçe Victoria döneminin İngilteresi'nde, masonların saraya ve aristokrasiye egemen olduğu bilinen bir gerçektir. Masonik bir amaçla işlenen cinayetler, bu nedenle kolayca örtbas edilebilmiştir. Resimde, dönemin İngilteresi'nde masonların düzenlediği ve farklı bölgelerden gelen biraderlerin katıldığı bir balo tasvir ediliyor.

Bu seri cinayetler, 1888 yılında Londra'da gerçekleştirilmiştir. 9 haftalık bir süre içinde tam 5 ayrı hayat kadını, gövdeleri yarılıp parçalanarak vahşi şekilde öldürülmüştür. Katilin kim olduğu hiçbir zaman bulunanamış ve bir sır olarak kalmıştır. Katili tanımlamak için kullanılan "Karındeşen Jack" sözü, cinayetlerin hemen ardından bu isimle polise gönderilen bazı mektuplardan kaynaklanmaktadır. "Karındeşen Jack" denen kişinin (veya kişilerin) gerçek kimliği meçhuldur.

Ama konuyu inceleyen bazı araştırmacıları, bunun siyasi amaçlara yönelik bir komplo olduğu ve komplonun kaynağının da masonluk olduğu kanısına yönelten bazı önemli bulgular vardır. Bunları birlikte inceleyelim.

Karındeşen Jack cinayetlerinin gerçekleştiği sıralar, İngiliz monarşisi büyük bir skandalın eşiğine gelmişti.

Kraliçe Victoria'nın oğlu olan King Edward VII, 1888 yılında İngiltere'de masonların Büyük üstadı idi. Onun oğlu Eddy ise, eğer büyükanne ve babası ondan önce ölürse, Kral olabilirdi. Ancak Eddy'nin saray disiplinine uymayan bir özel yaşamı vardı. 1888'de Londra'daki Walter Sickert ismindeki ressama ve arkadaşlarına gizlice ziyaretler yapıyordu. Eddy; bu çevrede Annie isminde Katolik ve alt tabakadan gelen bir tezgahtar kız ile tanıştı ve ilişki kurdu. Bir süre sonra bir bebekleri oldu ve gizlice evlendiler. Sickert; Eddy ve Annie'nin kızları için bir dadı tuttu. Mary (veya Marie) isimli dadı ve Sickert onların bu gizli düğünlerinde şahit oldular.

O sırada, İngiltere büyük bir politik karışıklık içerisindeydi ve eğer halk kral olmaya bu denli yakın birisinin Annie gibi bir kadın ile evlendiğini öğrenirse, bu durum monarşinin sona ermesine neden olabilirdi. (Katolik birisiyle evlenmek, İngiliz kraliyet ailesinin kurallarına aykırıydı, ayrıca Annie'nin alt tabakadan olması da bir sorundu). Böyle bir skandal, aynı şekilde İngiliz politik ve sosyal sisteminden çıkarı olanların özellikle de masonların sonu olabilirdi.

Bütün bunlar Kraliçe Victoria'nın kulağına gidince, Kraliçe, Marquess of Salisbury isimli Başbakanını bu olayı temizlemek ile görevlendirdi. Salisbury ünlü bir masondu. Bu skandalı kapatmak için, Annie'yi akıl hastanesine yerleştirdi, ve tam 32 yıl sonra da Annie orada öldü. Kızları da daha sonra Sickert'in metresi haline geldi ve ondan bir oğlu oldu. Skandal düğünün şahidi olan Marie Kelly ise alkolik bir hayat kadını oldu ve bildiklerini diğer 3 hayat kadını arkadaşı ile paylaştı. Onlar ise onu, Prens Eddy'nin yaptıklarını deşifre etmekle tehdit ettiler. Bunu öğrenen Başbakan Salisbury bu tehditin sona ermesi gerektiğine karar verdi ve Kraliçenin doktoru olan ve aynı zamanda Annie'ye akıl hastası raporunu veren yüksek dereceli mason biraderi Sir William Gull'dan bu konuda yardım istedi.

Gull, Marie'nin ve diğer hayat kadınlarının varlığını İngiliz monarşisi ve masonluk için bir tehdit olarak kabul etti ve masonik ritlere dayanarak bu kadınları tek tek öldürmeye karar verdi. İşte tüm İngiltere'yi dehşete düşüren Karındeşen Jack cinayetleri böyle başladı. Gull, kurbanlarını aynen masonik ritüellerde yazılı olduğu gibi, büyük bir vahşetle öldürüyordu. Başbakan Salisbury, hükümetteki diğer masonlar ve polis teşkilatı Gull'un suçlarını gizlediler. Çünkü mason olarak onlardan beklenen, bu sırrı saklamaları ve Gull'un yaptığını takdir etmeleriydi. Gull, özel arabasının sürücüsü olan Netley ile ressam Sickert'ı o 4 hayat kadınını tanımasına yardımcı olmaları için ikna etti. Ardından kadınları arabalarına aldılar, öldürdüler ve mason ritlerine göre kesip parçaladıktan sonra seçilen yerlere vücutlarının parçalarını attılar.




FROM HELL (CEHENNEMDEN)

Tamamen tarihi belgelere dayanılarak hazırlanan bir Hollywood filmi olan From Hell (Cehennemden), Karındeşen Jack cinayetlerinin masonik bir komplo olduğunu tüyler ürpertici perde arkasıyla gözler önüne sermektedir. Filmden alınmış olan aşağıdaki karelerde önemli sahneler yer almaktadır.


Filmin bu karelerinde, olayın sırrını araştıran dedektif Abberline'nın masonik kaynakları inceleyişi ve cinayetler ile masonluk arasındaki ilişkiyi keşfedişi anlatılmakta.

Polis; kadının yanında önlüğünden kesilmiş ve kandan sırılsıklam olmuş bir parça buldu. Bu parça, kadının hala üzerinde yer alan bir parçaya tam olarak uyuyordu. Bunun yukarısındaki siyah duvarda ise beyaz bir tebeşirle yazılmış olan şu yazı duruyordu. "Juwes'ler hiç bir şeyle suçlanmayacak olan insanlardır."

e) Eddowes hakkında yaptığı yanlışlığı 9 Kasım 1888'de anlayan Gull ve müttefikleri, Mary Kelly'yi apartman dairesinde öldürdüler. Kadının boğazı tamamiyle kesilmişti, midesi tamamen dışarı çıkarılmış ve mide çukuru tamamen boşaltılmıştı, göğüsleri kesilmişti, kolları parçalanmıştı, yüzü tanınmayacak hale getirilmişti, rahmi, böbrekleri ve göğüslerinden birisi başının altındaydı, diğer göğsü ise sağ ayağının oradaydı, karaciğeri ayaklarının arasında, bağırsakları sağ tarafında, dalağı sol tarafındaydı. Karın derisi sökülmüştü. Ciğerinin bir kısmı ve kalbinin tamamı kayıptı.

İşte tüm bu garip ve korkunç olaylar, konuyu inceleyen araştırmacıları olayın perde arkasındaki gerçeğe götürdü:

Eğer bunlar alelade cinayetler olsaydı, kesip parçalama olayları katili yakalanma tehlikesine sokardı. (Katledilenlerden biri olan Stride, arabaya binmeyi reddettiği için, çabucak sokak ortasında öldürülmüştü). Bir tür ritüeli andıran bu akıl almaz kasaplığın tek açıklaması, masonik ritlere olan uygunluğuydu. Boğazların kesilme şekli,
Karındeşen Jack olduğu tahmin edilen Dr. Gull (üstte) ve mason locasındaki diğer "birader"leri.

Mason locasına girişte yapılan kontrol ve içerdeki ritüelden bir görünüm

kalplerin çıkartılması, bağırsakların dışarıya çıkartılması, üçgen şeklinde kesikler, maktülün önlüğünün bir kısmının kesilip çıkartılması... Tüm bu detaylar, mason localarında okunan ve "hainlerin cezası" olarak belirtilen vahşetlere birebir uyuyordu. . .

Karındeşen Jack'in son kurbanı olan Eddowes; "Mitre K****i" (Mitre Square) olarak bilinen semte bırakılmıştı. Mitre (terzilikte ve inşatta kullanılan gönye benzeri araç) ve kare masonik aletlerdir ve mitre hanı da masonların meşhur buluşma yeridir.

Peki cinayet yerindeki duvarda bulunan "Juwes" kelimesi ne anlama geliyordu? Bazı yorumcular bunun "Jews" (Yahudiler) kelimesinin yanlış yazılmış hali olduğunu ileri sürmüşlerdir. Oysa işlenen cinayetler ve kullanılan yöntemler, bunların failinin son derece eğitimli bir kişi olduğunu göstermektedir ve bu da böyle basit bir yazım yanlışlığı yapılması ihtimalini çok düşürmektedir. Konuyu inceleyen pek çok araştırmacı ise, "Juwes" kelimesinin, masonlukta masonluğun simgesel kurucusu olarak kabul edilen Hiram Abiff'i öldüren üç hainin, yani Jubela, Jubelo ve Jubelum'u ifade ettiği kanaatindedir.

Karındeşen Jack cinayetlerinin örtbas edildiği mason locasında düzenlenen bir tekris töreni. Törende masonluğa yeni giren bir üyeye önce "burada göreceklerini başka yerde asla anlatmayacağına" dair ölüm tehdidi altında yemin ettiriliyor.

Tekris töreninin sonu: Locaya kabul edilen yeni masonun gözbağı açılıyor ve eskiden "harici" (masonluk dışı) olan yeni üye mason locasının içini ilk kez görüyor.

Bir başka ilginç detay ise, bu yazının polisler tarafından bulunur bulunmaz silinmesidir. Ceset bulunduğunda, polis şefi ve aynı zamanda da bir mason olan Sir Charles Warren, daha önce hiçbir cinayet mahaline gitmemesine rağmen, bu kez kendisi olay yerine gitmiş ve duvardaki yazıyı görür görmez bunun silinmesini emretmiştir.

Tüm bunlar, tarihte Karındeşen Jack cinayetleri olarak bilinen vahşetin, gerçekte siyasi amaçlar içeren masonik bir komplo olduğuna işaret etmektedir. Nitekim masonların, bu tarihten önce de Mozart ve William Morgan gibi ünlüler de dahil olmak üzere, kendilerine ihanet ettiklerini düşündükleri kişileri katlettiklerine dair önemli deliller vardır. Karındeşen Jack cinayetlerinin gerçek faili olduğu sanılan yüksek derece mason Dr. Gull'un 1890'da öldüğü açıklanmıştır. Oysa gerçekte bu tarihte ölmemiş, 'Thomas Mason' ismi altında bir akıl hastanesine konmuş ve uzun yıllar sonra burada ölmüştür.

Olayın iç yüzünün başından beri farkından olan ressam Sickert ise gerçek hikayeyi oğlu Joseph'e anlatmıştır. Joseph ise, aradan neredeyse 3 çeyrek asır geçtikten sonra gerçeği gazeteci Stephen Knight'a açıklamış ve masonluk konusunda derinlemesine bilgiye sahip olan Knight bu konuyu Jack the Ripper: The Final Solution (Karındeşen Jack: Son Çözüm) adlı kitabında açıklamıştır. Knight'in 1976'da yayınlanan bu kitabından beridir olay büyük bir tartışma konusudur. Masonlar Knight'ın tezini ısrarla reddetseler de, pek çok delil bu tezi desteklemektedir. Bu konuyu gündeme taşıyan en son gelişme ise, 2001 yılında çevrilen bir Hollywood yapımı olan From Hell (Cehennemden) adlı filmdir. Karındeşen Jack cinayetlerini konu edinen ve tamamen tarihsel gerçeklerden yola çıkarak çevrilen filmde, olayların masonik bir komplo olduğu detaylı olarak gösterilmektedir.

Tüm bu hikayenin en çarpıcı yönü ise, büyük olasılıkla "buzdağının görünen kısmı" olmasıdır. Masonluk gizli bir örgüt olduğu ve "haricilere" (mason olmayanlara) hiçbir zaman sır vermediği için, masonik faaliyetlerin çoğu karanlık bir sis perdesinin ardındadır. Karındeşen Jack cinayetleri, bu sis perdesinden dışarı sızan bir "örnek"tir ve diğer örneklerin ne kadar korkunç olabileceği hakkında fikir vermektedir.

Seri Katillerin Yirmi Ortak Özelliği Araştırmalara Göre Şöyle Belirlenmiş:


fingerprintglowgreen9rb

 

 

 

 

 

 

 

 

 


1) Birbirine benzer en az 3 cinayet işlemiş olmaları.





2) Durdurulana kadar öldürmeye devam ediyorlar. Bugüne kadar öldürmeye son veren seri katil olmamış.





3) Cinayetten sonra bir sakinleşme dönemine giriyorlar. Bu süre kimi katile göre birkaç gün, kimine göre de bir iki yıl olabiliyor.





4) Katil, sakinleşme döneminde cinayeti hafızasında canlı tutabilmek için kurbandan muhakkak bir eşya ya da organ alıyor.





5) Bazı istisnalar dışında hep yalnız çalışıyorlar.





6) Hepsinde cinsel davranış bozuklukları ve intihara eğilim oluyor. Büyük çoğunluğu da alkol ve/veya uyuşturucu bağımlısı.





7) Hafızaları zayıf. gerçekle yüzleşmekten kaçan yapıları var. Hayvanlara işkence etmek gibi eğilimleri var.





8) Kurbanlarını genellikle kendi yaş gruplarından seçiyorlar, fakat sosyal ya da ekonomik sınıf farkı gözetmiyorlar.





9) Birçoğu kurbanlarının etini yemekten ve Ölü sevicilikten hoşlanıyor.





10) Cinayet işlerken ne yaptıklarının farkındalar. Cezai sorumlulukları var.





11) Aşağılık duygusuna sahipler.





12) İktidar ve güç ihtiyaçlarını tatmin için olduruyorlar. Öldürme güdüsünü harekete geçiren, genellikle cinsel ihtiyaçların açığa çıkması ile oluyor.





13) Yaşları genellikle 20 - 40 arasında, ve %90'i erkek.





14) Çoğunluğu beyaz tenli, heteroseksüel ve dindar.





15) Hiçbiri dış görünüm olarak adam öldürecek birine benzemiyor. Düzenli bir işte çalışanların yüzdesi %1. Çoğu silik ve ezik insanlar.





16) Bütün seri katillerin problemli bir çocukluk geçmişleri olmuş, veya cinsel saldırıya uğramışlar.





17) Zeka seviyeleri normalin üstünde. %30'u üstün zekalı.





18) %81'i pornografiye, %79'u mastürbasyona, %71'i röntgenciliğe* ve %7'si de fetişizme meraklı.





19) %80'i, 18 yaşına gelmeden önce kadınlara veya erkeklere tecavüz etme hayali kurmuş oluyor.





20) Erkek seri katillerin birçoğuna çocukken kız kıyafetleri giydirilmiş.

SERI KATILLERDEN ALINTILAR

"Fahişeleri öldürmek bende saplantı olmuştu. Kendimi durduramıyordum.
Uyuşturucu gibiydi."
Peter Sutcliffe

"Ben sadece sokakları temizliyordum."
Peter Sutcliffe

"İnsanlar kurtçuklara benzer. Küçük, kör ve değersiz."
David Smith

"Bana göre bir ceset, canlı bir bedenin taşıyamayacağı bir güzellik ve saygınlık taşır."
John Christie

"Ölümlere sebep olan rüyalar üretiyordum, benim suçum buydu."
Dennis Nilsen

"İnsanların dikkatini çekecek ve dünyayı ayağa kaldıracak bir suç işlemek istiyordum."
Susan Atkins

"Ben kimseyi öldürmedim, kimseyi öldürtmedim, bıçaklarıyla üzerinize gelen çocuklar, onlar sizin çocuklarınız, onlara ben öğretmedim. Siz öğrettiniz."
Charles Manson

"Bana yukarıdan bakarsanız aptalın tekini görürsünüz.
Bana aşağıdan bakarsanız tanrıyı görürsünüz.
Bana tam karşıdan bakarsanız, kendinizi görürsünüz."
Charles Manson

"Bana kadın düşmanı olarak hitap etmeniz beni derinden yaralıyor.
Değilim, ben bir canavarım. Ben Sam’ın oğluyum. Ben küçük yaramaz bir çocuğum."
David Berkowitz

"Onları incitmek istemedim. Onları sadece öldürmek istedim."
David Berkowitz

"Ben hasta bir insanım bunu biliyorum. Normal biri benim yaptıklarımı
nasıl yapabilir? Sanki içimde başka biri var gibiydi."
Albert de Salvo

"Fahişeleri öldürmek istemedim, fahişeleri severim."
Albert de Salvo

"Belki bir parça tuhafım."
George Joseph Smith

"Bir palyaço bile katil olabilir."
John Wayne Gacy

"Disneyland’da görüşürüz."
John Wayne Gacy

"Her insanın kendi zevkleri vardır. Benimkide cesetler."
Henry Blot

"20 kişiyi öldürdüm. Kanı severim."
Richard Ramirez

"Zamanımı gerçekten boşa harcadım."
Jeffrey Dahmer

Son sözleri (cellâdına)
"Acele et. Sen etrafta ahmakça dolaşırken, ben bir düzine adamı asardım."
Carl Panzram

"Yaşayan bedenindeki soluğu hissediyorsun. Onların gözlerine bakıyorsun. Bu pozisyondaki insan tanrıdır."
Ted Bundy

"Yaşama ve ölüme hükmetmek istiyorum."
Ted Bundy

"Bir insanın ölüm ve yaşamına karar verebilme gücünden daha büyük ne olabilir ki?""
Ted Bundy

"Ben şimdiye kadar karşılaştığınız en soğukkanlı katilim."
Ted Bundy

"Bazen kendimi vampir gibi hissediyorum."
Ted Bundy

"Biz seri katiller sizin oğlunuzuz ve sizin kocanızız biz her yerdeyiz. Ve gelecekte daha çok çocuğunuz ölmüş olacak."
Ted Bundy

"Sokakta yürüyen güzel bir kız gördüğünde ne düşünürsün?
Bir tarafım onunla flört etmeyi, onunla iyi vakit geçirmeyi,
diğer tarafım ise kazığa geçirilmiş kafasının nasıl duracağını düşünür."
Edmund Kemper

SERİ KATİLLERİN PROFİLİ

Mitolojik anlatımla cinayet (katl), Habil ile Kabil’e dayanmaktadır. Eğer, onlar böyle bir olayın aktörleri olmasalardı, yeryüzünde hiçbir zaman cinayet işlenmeyecekti diye anlatırdı dedelerimiz. Maalesef, yeryüzünde böyle bir realite var. İnsanlar birbirlerini öldürüyorlar ve öldürmeye devam edecekler. Cinayet olayları birçok sebebe dayanmakta ve değişik yollarla işlenmektedir. Bilim adamları cinayet olaylarını biraz daha özelleştiren gruplamalar yapmakta, özellikle ABD’de seri cinayetler ayrı bir araştırma konusu olarak ele alınmaktadır.

ABD polis ve polisliğinin gelişimine baktığımızda, 1960 siyah – beyaz olaylarında polisin siyahlara çok sert ve kanun dışı davranmaları, yetkililerin polisliği bilimsel olarak ele almasına sebebiyet vermiştir. 1960’ ların sonlarında polislik alanında, üniversitelerde yüksek lisans ve doktora programları açılmıştır. Bu gelişmelerle birlikte ABD’de polis ve polislik bilimsel platformda incelenmiş, gerek doğrudan polis ve adalet sisteminde görev yapan, gerekse diğer alanlardan akademisyenlerce birçok araştırma yapılmış, çeşitli eserler ortaya konmuştur.

ABD’de seri cinayetlerin sebeplerinin tespit edilmesi ve faillerin yakalanmasına yönelik, çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bunlardan bir tanesi olan profil çıkarma (profiling)1 yazımın esasını teşkil etmektedir. ABD’de seri cinayetler konusunda hatırı sayılır bir şahıs olan Caeti ile yapmış olduğum görüşmede, şu sözleri söylemiştir. "Profil çıkarma (Profiling) aslında bir saçmalıktır. Cinayet olaylarının çözümü ve faillerin yakalanmasında en büyük yardımcı, olay yerinde elde edilen maddi deliller ve delillerin bizlere anlattıklarının anlamlı bir bütün haline getirilmesidir. Profil çıkarma (profiling) bize sadece fail arayışında, alan daraltmaya yardımcı olur. Profil çıkarmanın (profiling)yanılma payı her zaman vardır. Olay yerinde bulunan kanıtlarda ise hata payı çok çok düşüktür ve fail alanını daha sağlıklı bir şekilde daraltmamıza yardımcı olur." Gerçektende profil çıkarma çalışmaları, daha önceki cinayet olaylarına karışan kişilerin, hayatları, davranışları, psikolojik analizleri ve anlattıkları sonucunda ulaşılan bilgileri, sistemli şekilde düzenleyip bu tecrübe bütününden yararlanarak yeni olaylarda bu bilgileri kullanmak üzerine kuruludur. Ancak bu yöntemin iyi çalıştığı olaylarda azımsanmayacak kadar çoktur.

Örneğin;
Seattle’da 66 yangın çıkartan seri kundakçı Paul KESLER, profil çıkarma uzmanı (profiler) Gus GRAYLER’ın yaptığı çalışma sonucu, iyi giyimli, spor araba kullanan, muhtemelen polise yakın bir kişi olabileceği ortaya konmuştu. Polis fail arayışını bu özellikler üzerine yoğunlaştırdı. Paul yakalandığında gerçektende çıkarılan profile uyduğu görüldü.

Yine Florida’da 60 bıçak darbesiyle öldürülen bayan hava subayı ve bebeği olayında, profil çıkarma uzmanı Dayle HİMMEN profili mağdur üzerinden çıkarmıştı. Kurban, şehrin pekte iyi olmayan uyuşturucu satılan bir bölgesinde, gece vakti, bebeği ile ne arıyor olabilirdi? Arabadaki bebeğin öldürülmüş olması ise hayli ilginçti, çünkü; bebekler konuşamazdı oysa o da hunharca öldürülmüştü. Anne baba ayrıydı ve eğer eşi ve bebeği ölürse koca sigortadan yüklü bir tazminat alacaktı. İşte tüm bu kurban özelliklerinden elde edilen bilgiler fail arayışında dikkatleri baba üstünde toplamıştı. Oysa baba o gece başka bir yerde olduğunu, şahitlerle ispat ediyordu. Kısa sürmeden baba hakkında elde edilen uyuşturucu müptelası olması gibi bilgiler, ayakkabı izi ve sigara paketleri ile desteklenen şüpheler bir olayı inkara yer bırakmayacak şekilde aydınlatmıştı.

İlginçtir ki ABD’de bulunduğum sürede, profil çıkarma çalışmalarından her zaman sağlıklı bir sonuç alınamadığını da gördüm. Profiling konusunun anlatıldığı bir derste psikoloji bölümü mezunu bir öğretim görevlisi seri katiller için şu iddialı sözü söylemişti. "Seri katiller cinayetlerini ateşli silahlardan çok, kurbanla temasa geçebildikleri, onların acı, acizlik ve yalvaran bakışlarına şahit olabildikleri aletlerle işlerler. Hiçbir seri katil uzaktan dürbünlü tüfekle cinayet işlemez." Sanırım içine doğmuştu ama yanlış doğmuştu Virginia’da hepimizin bildiği SNIPER ortaya çıktı ve sanki öğretim görevlisini yalancı çıkarmak istermişcesine bir ilk gerçekleştirerek, dürbünlü tüfeğiyle ölüm saçtı. Katil kurbanlarını uzaktan ateş etmek suretiyle öldürdüğünden, olay yerinde katili ele verebilecek esaslı bir delil bulunamıyordu. Profil çıkarma uzmanları bildiklerinin aksine bir olayla karşılaştıkları için şaşkındı. Hepsi ayrı bir profil çıkarıyordu. Sonunda katil yakalandı yakalanmasına fakat alınan sıkı güvenlik tedbirleri ve şans, polis ile halkın yüzüne gülmüştü. Yoksa polisin elinde SNIPER’la ilgili kuvvetli bir delil yada net bir katil profili yoktu. Bütün bu ön bilgilerden sonra, cinayet ve seri cinayet olaylarında faydalı olacağını düşündüğüm profiling yönteminin üzerine ABD’de yayımlanmış ve orijinal adı "Profiling Violent Crime" olan kitaptan bir bölümü aşağıda bulacaksınız.

Seri cinayetlerin motivasyon unsurları, etiolojisi ve kazançları diğer cinayet olaylarından farklıdır. ABD’de her yıl 35’in üzerinde seri katilin cinayetler işlediği, seri cinayetlerin sayısı her geçen gün arttığı tahmin edilmektedir. (Holmes &De Burger,1988 ) Bu suç türlerinin 50’lerin başına göre daha fazla sayıda oluştuğu görülebilmektedir.

Bazı akademisyenlerin seri katil korkularını ifade etmeleri halkı paniğe sevk etmektedir. Bazı bilim adamlarına göre ise, bu konu ile ilgilenenler kendi canavarlarını kendileri yaratmaktadır. Herkesin kendini potansiyel seri cinayet maktulü olabileceğini düşünmesi, bir paranoyadır. Bununla birlikte tahmin edilen seri cinayet mağdurlarının sayısı çok yüksek olmasına rağmen, tahmin edilebilen seri katil sayısı oldukça azdır.

Günümüzde, ABD’de en az 100 seri katilin aktif olduğu tahmin edilmektedir. Akıldan çıkarılmamalıdır ki bir seri katil bir sene içinde genellikle birden fazla kişiyi öldürmez. Fakat çoğu cinayet olayı, cinayetler arasındaki bağların kurulmaması, polis teşkilatları arasındaki koordinasyon eksikliği sebebiyle, kayıtlara seri cinayet olarak geçmemekte, buda seri cinayet sayısını olduğundan az göstermektedir.

Cinayet olaylarının seri cinayet olarak nitelenebilmesi için, Holmes’e göre en az 3, Johnse’a göre 4 veya daha fazla, diğer araştırmacılara göre ise en az 2 cinayetin bağlantılı olarak işlenmesi gerekmektedir. Eğer adalet sistemindeki kayıtlarda bu sayı 2 olarak kabul edilirse, seri cinayet sayıları birden artacaktır.

Seri Katillerin Tipolojisi

İnsanlar benzer olaylara, farklı tepkiler verirler.(Drukteinhs 1992) Bu farklılıklar bir çok faktörden kaynaklanmaktadır. Sosyoloji ve davranış bilimiyle ilgilenen akademisyenler insanların çeşitli davranış kategorilerini açıklamak için değişik modeller formüle etmişlerdir. Aşağıda sıralanan seri katil tipolojileri ABD cezaevlerinde yatmakta olan seri katillerle yapılan mülakatlara dayanılarak hazırlanmıştır.

Seri Katillerin Coğrafi Hareketliliği

Seri katillerin arasındaki farklılıklara göre ayırım yapmadan önce kullanılabilecek kriterlerden birisi coğrafi hareketlilik dereceleridir. Bazı seri katiller bir yerde yaşarlar ve cinayetlerini yaşadıkları yer veya bu yere yakın yerlerde işlerler. Bu tip suçlulara coğrafi olarak durağan (geogrophically stable) katiller diyoruz.

Bu tipe uyan bir çok seri katil vardır. John Wayne Gucy (Chicago) Wayne Williams (Atlanta) Ed Glein (Wisconsin). Bu tip katillerin tersine coğrafi olarak hareketli (Geographically transient) olan katillerin cinayetlerinde seyahat büyük bir yer tutmaktadır. Cezaevinde yapılan mülakatlarda bu tip seri katiller kurban bulmak için değil, yakalanmamak ve polis birimlerinin kafalarını karıştırmak için bu şekilde davrandıklarını ifade etmişlerdir. Polis takibi yüzünden bu suçlular senede binlerce mil yol yapmaktadırlar.

Seri Katillerin Profili...Hayalci (Visionary) Seri Katiller

Hayalci (Visionary) Seri Katiller

Çoğu seri katil psikotik (gerçeklerle bağlantısını kaybeden) değildir. Onlar gerçeklerin içinde ve bu içinde bulundukları gerçekliğe cevap verir konumdadırlar. Çoğu psikopat olmayan katillerde psikopat eğilimi vardır. Kendilerine hakim olamayan, otokontrol sistemi az gelişmiş kimselerdir.

Bunların tersine, hayalci seri katiller kendilerine öldürme emri veren sesler ve görüntüler gördüklerini ifade ederler. Gerçeklerden koparak, kendilerinden bir çok kişiyi öldürmelerinin istendiğini söylerler. Bu tip seri katiller çeşitli sesler canavar ve şeytan görüntüleri tarafından dışardan yönlendirilirler. Harvey Carigon adındaki seri katil Tanrı ile konuştuğunu, Tanrının ondan kadınları öldürmesini istediğini, kadınların şeytan olduğunu ve Tanrının kendisini şeytanı öldürmek için bir aracı olarak görevlendirdiğini ifade etmiştir. Hayalci seri katiller, gördükleri görüntüleri ve duydukları sesleri Tanrı veya Şeytan tarafından oluşturulmuş yada iletilmiş mesajlar olarak kabul ederler. Bu görüntüler ve sesler katillerin kurbanlarına karşı uyguladıkları şiddet için bir kurallar bütünü, bu işin kanunu sayılmaktadır. Bu tip seri katiller akıl hastası oldukları için (savunma) avukatları tarafından savunulurken zorluklar yaşanır.

Olay yerinde rol yapmak, bazı kanıtları bilerek değiştirmek, olay yeri raporunu değiştirebilecek karışılıklar çıkartmak ve bir şeyleri gizlemek, hayalci seri katillere göre değildir. (Dougles Burgess, Ressler 1992)

Seri Katillerin Profili...Görevli (Mission) Seri Katiller

Görevli (Mission) Seri Katiller

Görevli seri katiller suç işlemek için makul bir seviyede, belirli bir grup insana ihtiyaç duyarlar. Bu tipler psikotik değildir. Gerçek hayatın içinde, gerçek bir yaşam sürerler. Çeşitli sesler ve hayallerle yönlendirilmezler. Diğer taraftan da dünyadan bazı insanları temizlemek için kendilerine görev çıkarırlar ki bu insanlar, fahişeler, katolikler, siyah erkekler veya bunlar gibi herhangi bir grup olabilir. Bu tip katillerin hem düzenli nansosyal (organized nonsocial) hem de düzensiz asosyal (disorganized asocial) kişiler olma ihtimali kuvvetlidir.

Genellikle bu tip katiller yakalandıklarında, komşular veya onları tanıyan kişiler yaptıklarına hayret eder ve çoğunlukla "çok iyi bir delikanlıydı" şeklinde hayretlerini ifade ederler.

Dört genç kadın aynı şekilde öldürülmüşlerdi. Bir tanesi fahişe, diğerleri özgürce seks yapan kişilerdi. Giyinme şekilleri cinsel varlıklarını sergileyecek şekildeydi. Para için kiminle olduğu önemli olmayan cinsel ilişkilere giriyorlardı. Bu kadınların katili, toplumu fahişelerden arındırmayı kendine görev edinmişti. Katil, şüpheli olarak yakalandığında, sorguya çekilmişti, sorgusunda cinayetleri reddetmek bir yana, toplum için verdiği hizmetten gurur duyduğunu ifade edmişti.

Seri Katillerin Profili...Şehvet Delisi (Hedonistic) Seri Katiller

Şehvet Delisi (Hedonistic) Seri Katiller

Kişisel şiddet ve cinsel tatmin arasında ilişki kuran şehvet ve heyecan katilleri, şehvet delisi seri katillerin alt grubunu oluştururlar. Seks ve şiddet arasında ilişki kurulur ve saldırgan cinsel tatmine öldürmekle kavuşur. Bu katiller yaptıkları işten dolayı zevk aldıkları için öldürürler, öldürmek onlar için erotik bir deneyimdir.

Bu tip şehvet delisi seri katillerin suçları işlem/süreç merkezli olarak tanımlanabilir ki suçu tamamlamaları, suç işleme süreçleri daha kısa ve davranış merkezli olan görevli yada hayalci katillerin tersine, genelde zaman almaktadır. Süreç merkezli cinayetler kişiyi baskı altına alma, işkence, parçalama, vücudun bir parçasını koparma veya daha değişik korkunç yöntemleri içerebilir.

Jery Brudos adındaki katil ilk kurbanın bacağını, diğer iki kurbanının ise göğüslerini koparıp almıştı. Ken Branchi ve Angelo Buano işkence yaparak öldürmek için genç kızları evlerine götürmüşlerdi. Genelde kurbanların başına plastik poşet geçirip kendilerinden geçmelerini sağladıktan sonra onları ayıltarak dini bir ayin yapıyormuş gibi zulümlerine devam ediyorlardı. Aciz kurbanlarıyla bu şekilde etkileşme, şehvet delisi katillere müthiş derecede zevk verir.

Diğer tip şehvet düşkünü seri katil olarak nitelendirilebilecek saldırganlar için birinci motif cinsel tatmin olmayabilir. Bu tipler (Comfort-orianted) rahat merkezcil seri katillerdir. Şahsi menfaat için cinayet işlerler.

Örneğin; profesyonel suikastçılar, yaptıkları işten kazanç sağlarlar. Bunların bir kısmı mal ve para için kendi yakınlarını, ilişkide oldukları kişileri öldürürler. Karısını, nişanlısını, işçilerini. Örneğin; genelde kadın seri katiller bu gruba girerler. Alien Whornos ve Dorothea Puente bu tip için güzel örnektir.

Eğer şehvet (lust) ve heyecan (thrill) düşkünü seri katiller devamlı yer değiştiren tipler ise, yakalanmaları oldukça zordur. Suçu işleme şekilleri soruşturmayı güçleştirir. Bununla birlikte bu tip katiller zekidir ve eğer birde devamlı yer değiştiriyorlar ise yakalanmaları yıllar sürebilir.

Seri Katillerin Profili...Hükmedici (Power/Control) Seri Katiller

Seri katiller kurbanlarının üstünde elde ettikleri kontrol ve hükmetme hissinden cinsel tatmin duyarlar. İlk mülakatında bir seri katil, "bir insanın hayat ve ölümüne karar verebilme gücünden daha büyük ne olabilir ki" demiştir.

Genç bir bayanı öldüren seri katilin, cinayet işlemesindeki saik, cinsel zevkten çok kurbanı kontrol etmek, üstünde güç uygulayarak kurbanın acizliğini hissetmektir. O, başka bir insana ne isterse yaptırabileceğine olan inancından dolayı çeşitli tatminlere ulaşır. Kurbanları üzerinde hakimiyet kurduğunu hissetmek, onlara (hedonistic) şehvet delisi seri katillerin aldıkları şehvet ve zevki verir.

Bu tip katiller psikolojik olarak gerçeklere bağlıdır. (Hedonistic) şehvet delisi katiller gibi bir hastalıktan acı çekmezler. Fakat bununla beraber bir ihtimal, hareketleri psikopatlık veya düzensizlikten kaynaklanıyor olabilir. Bu tipler sosyal kurallar ve kültürel değerlerden uzaktır. Bunları görmezden gelir. Gerçek bir psikopat gibi kendi kural ve prensiplerini yaşar. Öldürme tipleri işlem/süreç merkezlidir ve cinayetlerini öldürme eyleminden aldıkları zevk ve psikolojik tatmin yüzünden uzatabilirler. Bir çok seri katil gibi, bu tip katillerde cinayetlerini elleriyle işleme, özellikle boğarak öldürme eğilimindedirler.